Çanakkale Zaferi’nin 106.Yılı
Ruhları Şâd Olsun
Dünya savaş tarihinin aman vermez mücadelelerine sahne olan bir savaşın zaferle bitişinin 106. yılını kutluyoruz. Büyük bir zafer kazanmak için teknolojik gücün tek başına yeterli olmayacağına dair en büyük kanıt olan Çanakkale savaşını ve zaferini ne kadar anlatsak ne kadar söylesek azdır.
Çanakkale harbi bu vatan evlatlarının gövdelerini siper ettikleri bir savaşın akla sığmayan cesaretidir.
Çanakkale; 1915 yılının Şubat’ında başlayan muharebeler ile dünyaya meydan okuyan devasa bir deniz gücünün nasıl yenildiğini daha yakından görmek için, anlamak için, kavramak için ve geçmişi yaşayıp geleceğe daha emin adımlarla ilerlemek için vazgeçilmez bir ziyaretgahtır.
Bir yıla yakın süren bu inanılmaz savaşta neler yaşandı? Nasıl yaşandı, nasıl bir güç ile mücadele edildi? Bu savaş neden bu kadar önemliydi ve hangi amaçları taşıyordu? Kimler neden savaştı, kiminle savaştı ve benzeri sorulardan hangilerini ne kadar biliyoruz ve bilinmesini sağlıyoruz.
Karşılıklı siperlerin bir - iki metreye kadar düştüğü bu inanılmaz savaşta; kahramanlar, kahramanlıklar; kopan kol ve bacaklar, parçalanan bedenler, gündüz güneşin akşam ayazın yaktığı tenler; acıyla bağıranlar, acıyı yüreğine gömenler; susuzluktan yanıp kavrulanlar, son yudum suyunu düşmanına verenler; ne bulduysa yiyip Allah’a şükredenler; anasını, babasını, evladını, yârini terk edip vatan diyenler; Allah Allah nidalarıyla düşmana soluksuz atılıp var gücüyle şehadete erenler…
İşte böyle bir cepheden, işte böyle bir savaştan bahsediyoruz. Çanakkale savaşı deyip geçmek yetmez; böyle akıl almaz bir savaş tek bir cümleyle geçiştirilemez. Daha çok bilmeliyiz her geçen gün her geçen yıl daha çok anlamalıyız ve daha çok anlatmalıyız. Aradan yüz yıl değil bin yıl dahi geçse bu savaşı unutmamalıyız. Bir milletin yeniden var oluş mücadelesini; bu var oluş için akan kanları verilen canları unutmamalı ve unutturmamalıyız.
Bilmek gerekir, anlamak gerekir, yerinde öğrenip idrak etmek gerekir. Vatan sevdası bir bedense o bedene Çanakkale’de bir ruh giydirmek gerekir.
Aradan yüz yıl geçmiş hayatlar şartlar değişmiş diyemeyiz, dedirtmemeliyiz. Unutamayız, unutulmasına müsaade edemeyiz; Çanakkale’yi yaşamalıyız, dünkü gün gibi yaşamalıyız, iliklerimize kadar tekrar tekrar hissederek yaşamalıyız.
Yenilmez olarak ifade edilen düşmanın devasa gemilerinden askerimize, tabyalarımıza atılan tonlarca ağırlıkta bombaların etkisiyle saçılan yine tonlarca toprağın diri diri örttüğü canları bedenleri unutamayız ve unutturamayız.
Tabyalarda yaşamın ağır şartlarını görüp öğrendikçe, savaşın dehşetini anladıkça bugünlerimizi adeta bize sevgiyle sunan atalarımıza minnettarlığımızı eksik edemeyiz onları hatırlamadan geçemeyiz.
Ruhları şâd olsun.
Çanakkale Zaferi’nin 106.Yılı
