SARIKIZ EFSANESİ
Yaz aylarında gezmeyi sevenlerin görmeyi çok istedikleri ve vakit geçirmeyi de bir o kadar özledikleri yerlerden birisidir Kazdağları (Mitolojik adı İda Dağı). Doğa ile baş başa vakit geçirmenin keyif verici havasını bol oksijen ve bol doğa ile birleştiren bu eşsiz harikanın bizlere geçmişten günümüze sunduğu bir efsanesi vardır ki bu efsaneyi de gezmeye giden herkes merak eder ve bir şekilde birilerinden dinler. Bu meşhur efsane “Sarıkız Efsanesi’dir.”
Efsanenin yaşandığı yer alan Güre Köyü (Günümüzde Güre Mahallesi) tarihi kayıtlara ve anlatımlara bakılacak olursa günümüzden yaklaşık 2500 yıl öncesine kadar uzanan bir yaşam öyküsüne sahip. Güre antik dönemlere uzanan tarihi birikimi, doğası ve binlerce yıldır şifa olan kaplıcalarıyla ilgi çekiyor. Turizmin canlı olduğu bu şirin yerleşim alanında yaz aylarında nüfus oldukça yüksek oranda artış gösteriyor. Tabi sadece yaz ayını turizm açısından değerlendirmemek lazım bahar ve kış aylarında da turizm hareketi devam ediyor.
Dönelim efsanemize; efsaneye göre eski zamanlarda Balıkesir ili Edremit ilçesi Güre Köyü’nde (Güre Mahallesi) çok ama çok güzel, herkesin hayranlıkla baktığı ve bolca maşallahlar dediği iyi kalpli tatlı dilli bir güzel kız yaşarmış. Uzun zamandır Hac farizası için durumunu ayarlamaya çalışan babası gerekli imkanların oluştuğunu artık gitmesi için bir mani kalmadığını söyleyerek genç kızını köyün cami imamının ailesine emanet eder ve Hac farizası için Mekke yollarına düşer.
Geçmiş zamanlarda Hac yolculuğu uzun sürdüğü için babası aylarca dönemez. Bu esnada köyün bazı delikanlıları kıza görücü göndererek evlenmek istediklerini belirtirler. Ama her seferinde kız buna karşı çıkarak böyle bir şeyin olamayacağını ifade eder. Bunu gurur meselesi haline getiren köylüler bir süre sonra kız hakkında dedikodular yapmaya başlarlar ve bunun sonucunda iftiralar ortaya atılır. Kız bu duruma çok üzülür evin bir köşesinde içine kapanır ve sessizliğe gömülür.
Aylar sonra babası ancak dönebilir. Döndüğünde kızını üzgün ve yıpranmış görür. Kızı ise hiç konuşmaz bir şey söyleyemez. Babası her dışarı çıktığında kızı ile alakalı kötü kötü laflar işitir köy adeta çalkalanmaktadır. Dışlanan babadan köy halkı kızını öldürmesini ister. Baba ise bunu yapamaz ve kızını da yanına alarak köyü terk eder. Bu esnada bazı köylüler kıza yumurtalar atarak üstünü başını sarı bir hale getirirler. Bir süre sonra köyü terk etmiş ve artık soluklanacakları ‘Sarıkız Tepesi’ne çıkmışlardır. (Bu tepe Kazdağları’nın en yüksek noktalarından birisidir ve eşsiz Edremit Körfezi manzarası ile harikadır.)
Tepeye ulaştıklarında babanın bir diğer amacı ise burada kızını ölüme terk etmektir. Namaz vakti çıkmak üzere olduğundan kızından acele su ister abdest alırken suyu tuzlu olduğunu fark eder. Kızına “Su neden tuzlu?” diye sorar. Kızı “Acele istediğin için denizden alıverdim” diye cevap verir. Babası bu duruma şaşırır ve kızının bir ermiş olduğunu anlar. Hele şu meseleyi baştan tekrar anlat der. Ben yokken köyde neler oldu? En baştan kızını dinleyen baba kızının haklılığının farkına varır ve en baştan kızını dinleyip hak vermediği için üzülerek özür diler. Daha sonra kızına geleceğini söyleyerek yanından ayrılır ama bir daha dönmez. Çünkü kızına karşı yaptığı haksızlıktan dolayı üzgündür ve kızının yüzüne bakacak hali kalmamıştır.
Aradan geçen birkaç saatin sonrasında dağa korku ve dehşet veren bir kara bulut çöker. Etrafta hayvanlarını otlatan çobanlar bu bulutu görünce saklanırlar. Bir süre sonra bulutlar çekilir çobanlar açığa çıkar ve çevreyi dolaşmaya başlarlar. Bu esnada tepede bir cenaze ile karşılaşırlar. Bu cenaze Sarıkız’ın cenazesidir. Nur yüzlü bu güzel kızı gören çobanlar ölmüş olduğunu anlayınca orada taşlardan bir mezar yaparlar.
Bu taşlardan mezar halen durmakta ve adı da “Sarıkız Türbesi” olarak anılmaktadır.
SARIKIZ EFSANESİ

Balıkesir, Kazdağları, Edremit, Sarıkız, İda Dağı, Sarıkız Efsanesi